Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü

0

Bana göre hediye edilmesi en zor şey kitaptır. Bir insanın en yakın arkadaşı olabilirsiniz, tercihlerini bilebilirsiniz ama bu alacağınız kitabın beğenileceği anlamına gelmez çoğu zaman. Bu yüzden de kitap alacağım zamanlarda biraz daha etliye sütlüye dokunmayan araştırma kitaplarını tercih etmeye çalışırım. Aslında bu düşüncem belki de empati kurma eksikliğimden kaynaklanıyor. Kendim başkalarına hediye etmekten  imtina ederken, bana kitap hediye edilince çok sevinirim. Bu yazımda yorumlamaya çalışacağım kitabın bu yanıyla da benim için çok önemli olduğunu belirtmeden geçmek istemedim. Çok sevdiğim bir dostumdan özel bir notla geldi ve daha okumadan beğeni listemde yerini aldı.

tanri-olmak-isteyen-otobus-soforu

Bu zamana kadar duyduğum en enteresan kitap ismine sahip Tanrı Olmak İsteyen Otobüs Şoförü Etgar Keret tarafından kaleme alınmış öykülerden oluşuyor. Günlük hayatta yanından geçtiğimiz insanlar, bulunduğumuz ortamlar hikâyelerin ana aktörleri ve mekânları. Bu öğelerin temel altyapısını oluşturan tarz ise büyülü gerçekçilik. Sıradan insanların başına gelen sıradışı olaylar, gerçeklik ile hayal dünyası arasında gidip gelmenize neden oluyor.

Tahmin ediyorum ki çoğu okur kitap ile ilgili en önemli noktanın büyülü gerçekçilik olduğunu söyleyecektir. Bir diğer önemli nokta ise – ki bana göre en önemlisi – yazarın kimliğinin öykülerde hissedilen yansıması. Yazar, öykülerinde kendi adıma çok da hâkim olmadığımı söyleyebileceğim İsrail ve kültürüne dair önemli anekdotlar sunuyor. Bu zamana kadar ana haberlerde izlediğimiz ve sadece siyasal boyutuna hâkim olduğumuz İsrail’e dair detaylı açıklamalar, hikâyeler başka bir bakış açısı kazandırıyor. Konular gene evrensel. Ölüm, ayrılık, sevgi, intihar gibi. Ama yaklaşım ve aktarma şekli çok farklı.

Spoiler gibi olacak ama en sevdiğim öyküyü aktarmak isterim. “İyi niyet” isimli öykü bana göre oldukça heyecanlı bir kurguya sahip. İyilik dışında başka bir şey yapamadığı için artık çok yorulan ve kiralık katil tutarak kendini öldürtmek isteyen bir adam hakkında. Bütün öyküleri sevdim mi? Hayır. Ancak sevdiklerimi de çok sevdim. Trajikomik olanları gülerek, dramatik olanları ise ruhum sıkışarak okudum. Yani bir şekilde hissettim hikâyeleri. Edebi olmayan çok kişisel bir yorum oldu farkındayım, o yüzden de siz de beğenir misiniz bilemiyorum. Ama hayatta denemeden gerçekleri göremeyiz değil mi? Okuyun, bakalım siz neler hissedeceksiniz?

 

 

About Gozde Benzet

Okudukça paylaşmak için!
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someone

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir