Melisa Kesmez Buluşması: Hayat ‘Bazen Bahar’

0

Geçen sene başladığımız yazar buluşmaları kapsamında ilk misafirimiz olması nedeniyle bir anlamda ilk göz ağrımız olan Melisa Kesmez’in ikinci kitabını çıkardığını öğrenir öğrenmez, kendisiyle tekrar buluşmak istedik. Sıcaklığı, samimiyeti, doğallığı ve ‘dolu’luğuyla, geçen seneki ilk buluşmada endişelerimizi yok eden, hikâyelerinin ve meselesini tüm içtenliğiyle anlatan Melisa’nın ilk kitabı Atları Bağlayın Geceyi Burada Geçireceğiz‘den Bazen Bahar‘a uzanan yolculuğunu, gelişimini, hatta belki dönüşümünü kendisinden dinlemek bizi oldukça memnun edecekti.

Dağ, kaya, bahçe, saksı çiçekleri, yeşeren kavak yaprakları, ilk güneş, nar çiçeği…

Melisa buluşma davetimizi ikinci kere kabul edince, Sel Yayıncılık‘tan çıkan kitabı Bazen Bahar‘ı konuşmak için Kadıköy Avam Kahvesi’ni seçtik. Keyifli sohbetimizde, özel bir çaba harcamasa da, hikâyeleri yazdığı dönemde kafası neyle meşgulse, neyle haşır neşirse;  kitaba da onun ister istemez yansıdığını belirtti Melisa. Bazen Bahar‘da da ağırlıklı temanın anne ve doğa, doğaya duyduğu özlem olduğunu söyledi. Tüm katılımcıların dikkatini çeken ve Melisa’nın  da farkında olduğu nokta, kitaptaki karakterlerin yaş aldığı ve ilk kitaptaki karakterlere göre daha büyümüş, daha olgun, daha kabullenmiş olmalarıydı. Bu karakterler; yaşadıkları şeylerden sonra küsüp içlerine kapanmaktansa, baharla tazelenmek ve her şeye rağmen hayata yeniden başlamak isteyen karakterler. Bu nedenle de Bazen Bahar melankolik bir kitap değil, daha iyimser ve bu anlamda daha olgun bir kitap.

IMG_5268

Öyküler okunmak içindir, film senaryosu yapmak için değil…

Öykünün geçeceği mekânı kafasında iyice oturtmadan yazmaya başlamadığını, fiziksel şartları kafasında tam olarak canlandırdıktan sonra yazmaya ve tasvirlerle öykünün vereceği duyguyu aktarmaya çalıştığını söyledi Melisa. Bu nedenle de önce giriş cümlesini yazıp, adım adım öyküyü sonlandırdığından bahsetti. Bazen Bahar‘ı yazarken de, öykü arasında parantezler açarak, durarak, düşünerek karakterler ve mekânlar hakkında ayrıntılara yer vermeye özen göstermiş. Öykülerindeki bu güçlü tasvirler sayesinde, okuyucu kafasında öyküyü adeta bir film sahnesi gibi canlandırabildiği için, öykülerinden bir film ya da oyun senaryosu teklifi gelip gelmediği ya da kendisinin böyle bir şeyi tercih edip etmediği sorusu soruldu Melisa’ya. Melisa yazdıklarından bir film senaryosu yapılmasını kesinlikle tercih etmediğini, öykülerini okunması için yazdığını söyledi.

Geçici bir heves değilmiş bu yol…

Yazdıklarında “ben dili”ni kullansa da yazdığı hiçbir öyküsünün kahramanı olmadığını belirtti Melisa. Yeni yazılarında üçüncü tekil şahıs kullanmak gibi, alıştığı dilden daha farklı teknikler kullanmayı deneyeceğini, ilk karne sayılabilecek ilk kitaptan sonra yazmanın bitmeyen bir öğrenme yolculuğu olduğunu anladığını iletti. Sadece teknik anlamda değil, duygusal anlamda da bunun bir gelişim yolculuğu olduğunu söyledi. Örneğin, hamileyken ya da bir çocuk sahibi olduğunda kendisinden ne gibi şeyler çıkacağını, o dönemlerde neler yazacağını kendisinin de merak ettiğini belirtti.

IMG_5254

Kadın.

Kadınlık, iyi bildiği bir dünya Melisa’nın. Güçlü kadınlar tarafından yetiştirilmiş, kadın arkadaşlarıyla daha çok vakit geçirmiş, kadın dünyasının tüm yaşanmışlıklarını dinlemiş. Erkek dünyası hakkında yazmanın ayrı bir keşif olabileceğini, ancak malzemesi bol bir uzmanlık alanı varken onu henüz tercih etmediğini söyledi.

Politika uzak dursun…

Son dönemde gerek yazarın kendi isteği gerek de bazı editörlerin “çok satar” gerekçesiyle hemen hemen tüm kitaplarda bolca karşılaştığımız “politika” Melisa’nın kitaplarında yer almıyor. Melisa ülke gündeminin kendisini kelimenin tam anlamıyla hasta ettiğini, bencilce olsa da, hikâyelerinin bir anlamda kaçış noktası olduğunu iletti. Gezi‘den sonra ülkeye dair tüm umutlarını yitirdiğini ileten Melisa’nın kitaplarında siyasi konular, biraz farklı bir nefes alabilmek için, yok.

Saman kağıda basılan onlarca dergi…

Sohbetimiz sırasında konu tabii ki, son dönemde sayıları hızla artan ‘belirsiz süreli edebiyat ve fikir’ dergilerine de geldi. Üretim yapılan her alanda yozlaşmayı gördüğünü ileten Melisa, çok hızlı üretilen ve hızlıca paketlenip okuyucuyla buluşan bu dergilerin de alıcıları ve sevenleri olduğunu söyledikten sonra nitelikten çok niceliğin önemsendiği bir dünyada iyi işler çıkarmanın kolay olmadığını belirtti.

İki saate yakın süren keyifli ve sıcak sohbet, artık bir gelenek haline gelen imza ve toplu fotoğrafla sonlandı. Melisa Kesmez ile üçüncü kitabı sonrasında tekrar buluşmak üzere ayrıldık. Bu vesileyle, yazarlarına yazdıklarını özgürce basma imkânı sunan Sel Yayıncılık‘a, tüm içtenliğiyle tekrar bizimle bir araya gelen Melisa Kesmez’e, tüm katılımcılara ve buluşmaya ev sahipliği yapan Kadıköy Avam Kahvesi’ne teşekkür ederiz.

IMG_5251

IMG_5252

begokuadmin About begokuadmin
Sınır tanımayan okurların buluşma noktası

Okudukça paylaşmak için!
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir