Elif Türkölmez Buluşması

0

Mayıs ayı buluşmamızda Radikal yazarlarından Elif Türkölmez ile ilk öykü kitabı üzerine çok güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Kitabın da ötesinde kadın halleri üzerine konuştuğumuz samimi buluşmamız için yazar Elif Türkölmez’e çok teşekkür ederiz.

Elif TürkölmezElif Türkölmez, Anne Kız, Harikasın isimli öykü kitabında farklı insanlık hallerini keyifli bir dille anlatmış. Ancak bunlar; hayattaki dönüm noktaları değil, o anın öyküleri. Okudukça büyük resme değil, ana odaklanmak gerektiğini düşündürüyor insana. Delirmemek için; avizelerin taşlarını tek tek silmek, halı saçaklarını halının altına itinayla yerleştirmek gibi işler uyduran bir annenin kızıysanız, bu kitapta kendinizden çok şey bulabilirsiniz.

Öyküler oldukça kısa, bazıları sadece iki sayfa örneğin. Yazar bu minimallikte, günümüzdeki sosyal medya, özellikle de Twitter kullanımı kaynaklı az alanda çok şey ifade etmek, yani derdini tutumlu bir şekilde anlatmak zorunda olmanın etkisi olduğunu düşünüyor. Elif Türkölmez’e göre roman yazma bir maraton olarak nitelendirilebilecekken, öykü yazmak ise bir yazarın sözcüklerini ve yazım serüvenini yansıtmasının en iyi yolu.

Öykülerinin kitaplaşma süreci ise biraz yayınevinin ısrarı ile olmuş. Kitabı hakkındaki “Çok çabuk bitiyor” eleştirilerine karşı; aslında başlangıçta sadece altı öyküyü yayıneviyle paylaştığını, yönlendirme sonucu artırdığını itiraf ediyor ve daha uzun bir kitabın müjdesini veriyor. Öykülerin çoğu not defterlerini temize çekerken ortaya çıkmış. Özellikle gazetecilik hayatı sırasında, yaptığı haberler yüzünden yabancılaşma sınırlarında dolaşırken öykülerine malzeme olacak notlar aldığını hatırlıyor. Türkölmez’e göre böyle notların alınabileceği anlar, yazarların maddi sıkıntı kaygısı olmadan yaşanmalı. Yani, yazarların aslında, sadece yazı yazma işiyle uğraşması gereken bir işçi olduğunu, ek iş olarak bu işin yapılamayacağını, maddi durumun bu nedenle önemli olduğunu söylüyor Elif Türkölmez bize.

Türkölmez, sefertasimoda isimli hesabıyla Instagram’ı da aktif olarak kullanıyor ve çok da sevdiğimiz bir tarzı var. Görselleri kurgulamayı sevdiğini söylüyor. Bütün yaşanan olumsuz olaylara rağmen her yerde tekrar ve tekrar edebiyat konuşmak, sokaklarda olmak ve mümkün olan her şekilde yazmak çok önemli yazar için.

Öykülerdeki olaylara dair kendisinin başından geçip geçmediğine dair sorumuza ise, aynı soruya annesinin verdiği yanıtı cevap olarak gösteriyor: “Yazarın inisiyatifidir, kurgusudur, diyor annem. Ben yaşamadım olayların çoğunu. Kafamda varsa benimdir. Oldu mu geçti mi, hatırlamıyorum ama benim hikayelerimdir hepsi. Bazıları çok eskilerden, çok not alırım. Ne olduğunu hatırlamıyorum hepsinde net olarak. Böyle bir öykü mutlaka yaşandı. Birisinin başına mutlaka geldi, öyle düşünüyorum. Geçmiş bir tane değil; geleceği kurgulamak gibi geçmiş de farklı farklı kurgulanabilir. Dönüp dönüp geçmişe baktığım şeyler oluyor.”

Kadın hallerinden bahsederken tabii ki konu, film ve dizilerdeki kadın ve erkek oyuncular arasındaki yaş farkına geliyor. Sohbetimiz bilinç akışı şeklinde ilerlediği için kendimizi bir anda Özcan Deniz’den bahsederken buluyoruz. Özcan Deniz’in Nasip Değilmiş isimli eserini ekipten Gözde çok sevdiğini söyleyince Türkölmez’in de sevdiğini öğreniyoruz. O da bu muhabbet üzerine enteresan bir link paylaşıyor bizimle. Sertab Erener’in Aşk şarkısındaki ses kaydını kalınlaştırmışlar ve ses aynı Özcan Deniz olmuş. Merak edenler 1. dakikadan itibaren dinleyebilirler. Yaaa işte böyle sevgili okuyucu. Beğenmeyen Okumasın’da eğlence bitmiyor. Entelektüel sohbetlerden popüler kültüre her şey bizde. :)

Özcan Deniz ve Sertab Erener

Tıpkı kitaptaki öyküler gibi, bizim Elif Türkölmez’le buluşmamız da oldukça minimal oldu. Bu sohbetten sonra tekrar anladık ki; kalitede hacmin çok da önemi yok!

IMG_6592

begokuadmin About begokuadmin
Sınır tanımayan okurların buluşma noktası

Okudukça paylaşmak için!
Share on FacebookTweet about this on TwitterShare on Google+Email this to someone

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir